LOZAN ANTLAŞMASI ( II )

MADDE 51.

50 nci Maddede öngörülen bölüstürme sonucu olarak, Osmanlı Devlet Borcu'nun [Düyun-u Umumiye-i Osmaniye'nin] Yıllık borçlarindan, ilgili her Devlete düsen pay söyle saptanacaktir: 

50 nci Maddenin lik fıkrasında öngörülen bölüstürme için, önce, 12 nci ve 15 nci Maddelerde belirtilen adalar ile Balkan Savaşları sonucunda Osmanlı İmparatorluğundan ayrılmış topraklarin tümüne düsen payın saptanmasina girişilecektir. Bu payın 50 nci Maddenin 1 nci parağrafı hükümleri uyarınca bölüstürülmesi gereken yıllık taksitler toplam tutarına göre tutarı, yukarıda sözü geçen adalarla topraklarin, birlikte hesaplanan ortalama genel gelirinin, Osmanlı İmparatorluğunun 1910–1911 ve 1911–1912 mali yılları içindeki - 1907 yilinda konulmus ek gümrük vergisi gelirini de kapsamak üzere- ortalama genel gelirine olan oranina eşit oranda olacaktır. 

Böylece saptanan tutar, daha sonra, bir önceki fıkrada öngörülen topraklar kendilerine verilmiş bulunan Devletlerarasında bölüstürülecektir; bu işlem üzerine, sözü geçen Devletlerin her birine düsen payın, aralarinda bölüsülen toplam tutara göre orani, Balkan Savaşları sonucunda Osmanlı İmparatorluğundan ayrılmış bütün topraklar ile 12 nci ve 15 nci Maddelerde belirtilen adalarin -1910–1911 ve 1911–1912 mali yılları içindeki- genel ortalama geliri oraniyla ayni oranda olacaktır. Bu fıkrada öngörülengelirlerin hesaplanmasinda, gümrük vergi gelirleri dikkate alınmayacaktır. 

46 nci Maddenin son fıkrasında belirtilen topragi da kapsamak üzere, İşbu Andlaşma uyarınca Osmanlı İmparatorluğundan ayrılan topraklara gelince, ilgili Devletlerden her birine düsen payın, 50 nci Maddenin 2 nci fıkrası hükümleri uyarınca bölüstürülecek Yıllık taksitlerin toplam tutarına göre tutarı, ayrılan topraklarin ortalama gelirinin 1910–1911 ve 1911–1912 mali yılları içindeki -1907 yilinda konulmus ek gümrük vergisi gelirini de kapsamak üzere- Osmanlı İmparatorluğunun, 1 nci paragrafta belirtilen topraklarla adalarin payınin düsülmesinden sonraki ortalama toplam gelirine olan oranina eşit oranda olacaktır.

MADDE 52.

İşbu Kesime baglı çizelgenin (B) Bölümünde öngörülen öndelikler [avanslar], Türkiye ile 46 nci Maddede belirtilen öteki Devletlerarasında, aşağıdaki şartlar içinde bölüstürülecektir: 

Çizelgede gösterilen ve 17 Ekim 1912 tarihinde varolan öndeliklerin, İşbu Andlaşmanın yürürlüğe konulmasi tarihinde ödenmemiş bulunan anaparası varsa, İşbu anapara ile bunun, 53 ncü Maddenin birinci fıkrasında belirtilen tarihlerden bu yana birikmiş faizleri ve bu tarihlerden sonra yapılmış bulunan ödemeler, 50 nci maddenin birinci parağrafı ile 51 nci maddenin birinci parağrafı hükümleri uyarınca bölüstürülecektir. 

Bu ilk bölüstürmeden sonra, Osmanlı İmparatorluğu üzerinde kalan borçlara ve bu Imparatorlukça 17 Ekim 1912 ve 1 Kasım 1914 tarihleri arasında alınmış ve çizelgede gösterilen öndeliklere gelince, İşbu Andlaşmanın yürürlüğe giriş tarihinde ödenmemiş anapara varsa, bu anapara ile bunun, 1 Mart 1920 tarihine kadar birikmiş faizleri ve bu tarihten sonra yapılmış ödemeler, 50 nci Maddenin 2 nci parağrafı ile 51 nci Maddenin 2 nci parağrafı hükümleri uyarınca bölüstürülecektir. 

Osmanlı Devlet Borcu Meclisi, söz konusu öndeliklerden [avanslardan] ilgili Devletlerden her birine düsen payın tutarını, İşbu Andlaşmanın yürürlüğe girişinden baslayarak üç aylık bir süre içinde saptayacak ve bu tutarı söz konusu Devletlere bildirecektir. 

Türkiye'den başka Devletlerin borçlu tutulduklari paralar, bu Devletlerce, Osmanlı Devlet Borcu Meclisine ödenecek, ya da Türkiye'nin bu Devletler hesabina gerek faiz gerekse borcun karşıligi olarak ödemiş bulundugu para tutarına eşit bir tutarı buluncaya kadar, Türk Hükümeti hesabına gelir yazılacaktır. 

Bir önceki fıkrada öngörülen ödemeler, İşbu Andlaşmanın yürürlüğe girişinden baslayarak Yıllık bes eşit taksitle yapılacaktir. Söz konusu ödemelerin Osmanlı İmparatorluğunun alacaklılarına yapılacak parçası, öndeki sözlesmelerinde sart kosulan faizleri de kapsayacak ve Türk Hükümetine düsen parçasi ise faizsiz ödenecektir. 

MADDE 53.

Balkan Savaşları sonucunda Osmanlı İmparatorluğundan ayrılan topraklari kendilerine katmış olan Devletlerce ödenmesi gereken, İşbu Kesime ekli çizelgenin (A) Bölümünde belirtilmiş bulunan Osmanlı Devlet Borcu borçlanmalarının Yıllık taksitleri, bu topraklarin sözü geçen Devletlere katılmasını sağlamış bulunan Andlaşmalarin yürürlüğe giriş tarihinden baslayarak, ödenmesi gerekli duruma gelecektir. 12 nci Maddede belirtilen adalara ilişkin yıllık taksit 1/14 Kasım 1914 den baslayarak ve 15 nci Maddede belirtilen adalara ilişkin yıllık taksit de 17 Ekim 1912 den baslayarak ödenmesi gerekli duruma gelecektir. 

İşbu Andlaşma uyarınca, Osmanlı İmparatorluğundan ayrılan Asya'daki topraklar üzerinde yeni kurulmus Devletlerin ve 46 nci Maddenin son fıkrasında belirtilen toprağı kendisine katan Devletin borçlu oldukları yıllık taksitler, 1 Mart 1920 tarihinden başlayarak ödenmesi gerekli duruma gelecektir. 

MADDE 54.

 İşbu Kesime ekli çizelgenin (A) Bölümünde sayılan 1911–1912 ve 1913 yılları Hazine Tahvilleri (Bons de TrYsor), sözleşmelerinde öngörülen ödeme tarihlerinden başlayarak on yil içinde, kararlaştırılmış faizleriyle birlikte ödeneceklerdir. 

MADDE 55.

 Aralarinda Türkiye de bulunmak üzere 46 nci Maddede belirtilen Devletler, işbu kesime ekli çizelgenin (A) Bölümünde gösterildigi üzere Osmanlı Devlet Borcundan kendilerinde düsen ve 53 ncü Maddede belirtilen tarihlerden baslayarak ödenmesi gerekirken ödenmemiş bulunan yıllık taksitlerin tutarını Osmanlı Devlet Borcu Meclisine ödeyeceklerdir. Bu ödeme, İşbu Andlaşmanın yürürlüğe giriş tarihinden baslayarak, eşit yirmi taksitle, faizsiz yapılacaktır. 

Türkiye'den başka Devletlerin Osmanlı Devlet Borcu Meclisine ödedikleri yıllık taksitler, Borç Meclisince, söz konusu Devletler hesabina Türkiye'nin ödemiş olduğu para tutarını buluncaya kadar, Türkiye'nin borçlu kalabileceği gecikmiş taksitler hesabından düsülecektir. 

MADDE 56.

 Bundan böyle, Osmanlı Devlet Borcu Yönetim Meclisinde, ellerinde borç senetleri bulunduran Almanların, Avusturya'lılarin ve Macarların temsilcileri [vekilleri] bulunmayacaktır. 

MADDE 57.

 Osmanlı Devlet Borcu borçlanmalarıyla faizlerine ve karşıligi Mısır vergisi ile sağlanmiş olan 1855, 1891 ve 1894 borçlanmalarına ilişkin faizsiz kuponların sunulmasina ilişkin süreler ile sözü geçen borçlanmalardan ad çekme vurmus olan borç senetlerinin ödenmek üzere sunulma süreleri, Yüksek Bağıtlı Taraflar ülkesinde 29 Ekim 1914 tarihinden baslayarak İşbu Andlaşmanın yürürlüğe girişini izleyecek üç ayın sona ermesine kadar ertelenmiş sayılacaktır. 

MADDE 58.

Bir yandan Türkiye ve öte yandan  (YUNANİSTAN  dışında)  öteki Bağıtlı Devletler,  bu Devletlerle (tüzel kişileri de kapsamak üzere) uyruklarının, 1 Ağustos 1914 tarihiyle İşbu Andlaşmanın yürürlüğe giriş tarihi arasındaki süre boyunca uğramış oldukları gerek savaş eylemleri, gerekse zoralı, haciz, dilediğ gibi kullanma ve elkoyma tedbirlerinden doğn kayı ve zararlardan dolayi her türlü parasal iştemde bulunanma hakkında krşılıklı olarak vazgeçerler. Bununla birlikte, yukarıdaki hüküm, İşbu Andlaşmanın II ncü Bölümünde (Ekonomik hükümleri) öngören hükümlere halel getirmeyecektir. 

Türkiye, Almanya ile yapılmış 28 Haziran 1919 tarihli Barış Andlaşmasının 259 ncu Maddesinin birinci fıkrası ve Avusturya ile yapılmış 10 Eylül 1919 tarihli Barış Andlaşması 210 ncu Maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Almanya ile Avusturya'nin geçirmiş [transfer etmiş] olduklari altın paralar üzerindeki her türlü haktan, (YUNANİSTAN dışında) öteki Bağıtlı Devletler yararına vazgeçer. 

Sürüme [tedavüle] çikarilan birinci tertip Türk Kâğıt paralarina ilişkin olarak, gerek 20 Haziran 1331 (3 Temmuz 1915) tarihli sözlesme, gerekse söz konusu Kâğıt paraların arkasinda yazılı metin uyarınca, Osmanlı Devlet Borcu Meclisine yükletilmiş bütün ödeme yükümleri geçersiz sayılmıştir. 

Bunun gibi, Türkiye, Osmanlı Hükümetince Ingiltere'ye işmarlanmiş ve Ingiliz Hükümetince 1914 de elkonmus olan savaş gemileri için ödenmiş bulunan paranın geri verilmesini Ingiliz Hükümetinden ya da Ingiliz uyruklarından iştememegi kabul eder ve bu yüzden her türlü iştemde bulunmaktan vazgeçer. 

MADDE 59.

YUNANİSTAN, Anadolu'da, savaş yasalarına aykırı olarak, Yunan ordusu ya da Yunan yönetiminin eylemleriyle işlenmiş zararlari onarma yükümünü kabul eder. 

Öte yandan, Türkiye, YUNANİSTAN'in, savaşın uzamasindan ve savaş sonuçlarindan dogan mali durumunu dikkate alarak, onarımlar karşıligi olarak, Yunan Hükümetine karşı yöneltebileceği her türlü zarar-giderim işteminde kesinlikle vazgeçer. 

MADDE 60.

 Gerek Balkan Savaşları sonucu olarak gerekse İşbu Andlaşma ile kendilerine Osmanlı İmparatorluğundan bir toprak parçasi ayrılmış ya da ayrılan Devletler, Osmanlı İmparatorluğunun bu toprak parçasinda bulunan her türlü taşınır ve taşınmaz Malları, herhangi bir karşılık ödemeksizin, edinmiş olacaklardir. 

Şurası kararlaştırılmıştır ki, 26 Ağustos 1324 (8 Eylül 1908) ve 20 Nisan 1325 (2 Mayıs 1909) tarihli Iradelerde, Hazine-i Hassa'dan (Lişte civile) Devlete geçirilmesi buyrulmus olan taşınır ve taşınmaz mallarla, 30 Ekim 1918'de, bir kamu hizmeti yararına Hazine-i Hassa'ca yönetilen mallar, sözü geçen Devletler Osmanlı İmparatorluğunun yerini almiş olduklarindan ve bu mallar üzerinde kurulmus bulunan Vakiflarin geçerli tanınması şartıyla, bir önceki fıkrada belirtilen taşınır ve taşınmaz Malların kapsami içinde bulunmaktadırlar. 

Gerek Balkan Savaşları sonucu olarak, gerek daha sonra YUNANİSTAN'a geçmiş eski Osmanlı İmparatorluğu topraklarinda bulunan ve Hazine-i Hassa'dan Devlete geçmiş taşınır ve taşinmaz mallar konusunda, Türk Hükümeti ile Yunan Hükümeti arasında çıkan anlaşmazlık, 1/14 Kasım 1913 tarihli Atina Andlaşmasına ekli özel bir protokol uyarınca yapılacak bir hakemlik sözlesmesine göre, La Haye'de bir hakemlik mahkemesine götürülücektir. 

İşbu Maddenin hükümleri, Hazine-i Hassa adına yazıtlı bulunan ya da Hazine-i Hassa'ca yönetilen ve bu Maddenin 2 nci ve 3 ncü fıkralarında öngörülmeyen taşınır ve taşınmaz Malların hukuksal niteligini degiştirmeyecektir. 

MADDE 61.

 Türk sivil ya da askeri emeklilik maasindan yararlananlardan, İşbu Andlaşma uyarınca Türkiye'den başka bir Devletin uyrukluğuna geçmiş bulunanlar, emeklilik maaşlarına ilişkin olarak Türk Hükümetine karşı herhangi bir iştemde bulunamayacaklardir. 

MADDE 62.

Türkiye, Almanya ile Versailles'de 28 Haziran 1919 tarihinde yapılmış Barış Andlaşmasının 261 nci Maddesi ve Avusturya ile 10 Eylül 1919 da, Bulgaristan ile 27 Kasım 1919 da ve Macaristan ile 4 Haziran 1920 de yapılmış Barış Andlaşmalarinin bu konuyla ilgili maddeleri uyarınca, Almanya, Avusturya, Bulgaristan ve Macaristan'in, Türkiye'den olan bütün alacaklarının [Bağıtlı Devletlere] geçirilmesini [transferini] kabul eder. 

Bağıtlı öteki Devletler, bu yüzden Türkiye'ye düsen borçlardan Türkiye'yi aklanmış [ibra edilmiş] saymayı razı olurlar. 

Türkiye'nin, Almanya, Avusturya, Bulgaristan ve Macaristan'dan olan alacakları da sözü geçen Bağıtlı Devletlere geçirilmiştir. 

MADDE 63 .

Türk Hükümeti, öteki Bağıtlı Devletlerle görüs birliği içinde, savaştan sonra Almanya'dan Türkiye'ye gönderilecek malların tutarına karşılık olarak, Alman Hükümetince sürüme çikartilmiş Kâğıt paralari belli bir kambiyo değeri üzerinden kabul edecegi konusunda girmiş oldugu yükümlerden Alman Hükümetini aklanmış [kurtulmus, ibra edilmiş] saydığını bildirir. 

MADDE 64.

Bu Bölümde, "Müttefik Devletler" (Puişsances alliYes) terimi, Türkiye'den başka bağıtlı Devletler anlamina gelmektedir; "Müttefik uyrukları" (ressortişsants alliYes) terimi, Türkiye'den başka bağıtlı Devletlerin uyrukluğunda bulunan ya da bu Devletlerin koruyuculugu (protectorat) altında bulunan bir Devletin ya da bir ülkenin uyrukluğunda olan gerçek kişileri, dernekleri ve kurumlari kapsamaktadır. 

Bu Bölümün, sözü geçen "Müttefik uyrukları"na ilişkin hükümleri, Müttefik Devletlerin uyrukluğunda bulunmamakla birlikte, bu Devletlerin olgusal [fiili] korumasindan (protection) yararlanmış bulunmaları yüzünden, Osmanlı makamlarınca kendilerine Müttefik uyrukları gibi işlem yapılmış ve bu yüzden de zarar görmüs olan kimselere de uygulanacaktır. 

MADDE 65.

 İşbu Andlaşmanın yürürlüğe giriş tarihinde Türk egemenliği altında kalmiş bir ülkede bugün de bulunup kimligi ortaya konulabilecek ve 29 Ekim 1914 tarihinde Müttefiklerin uyruğu olan kimselere ait mallar, haklar ve çıkarlar, bulundukları durumlarıyla, derhal hak sahiplerine geri verilecektir. Karşılıklı olarak, 29 Ekim 1914 tarihinde Müttefik Devletlerin egemenliği ya da koruyuculuğu altına konulmus ülkelerde ya da Balkan Savaşlarından sonra Osmanlı İmparatorluğundan ayrilarak bugün sözü geçen Devletlerin egemenliği altına konulmus ülkelerde bulunup da Türk uyruklarına ait olan mallar, haklar ve çıkarlar, derhal hak sahiplerine geri verilecektir. İşbu Andlaşma uyarınca Osmanlı İmparatorluğundan ayrılmış ülkelerde bulunan ve Müttefik Devletler makamlarınca tasfiye konusu yapılmış ya da başka herhangi olaganüstü tedbirler uygulanmış, Türk uyruklarına ait olan mallar, haklar ve çıkarlar konusunda da bu hüküm uygulanacaktır. 

İşbu Andlaşma uyarınca Osmanlı İmparatorluğundan ayrılmış bir ülkede bulunup, Osmanlı Hükümetince uygulanan kural-dışı [istisnai] bir savaş tedbirine konu olduktan sonra, bu ülkede yetkilerini [otoritesini] kullanan Bağıtlı Yüksek Tarafların simdi elinde bulunan mallardan kimligi ortaya konulabilecek olanlar, bulunduklari durumlariyla, mesru maliklerine geri verilecektir. Bu ülkede yetkilerini [otoritesini] kullanan Bağıtlı Devletçe tasfiye edilmiş taşınmaz mallar konusunda da ayni işlem yapılacaktir. Özel kişiler arasında bunlar dışında kalan işlemler, yetkili yerel mahkemelere sunulacaktır. 

İştenmiş Malların kimin olduğu ya da bunların geri verilişi konusunda ortaya çıkacak her türlü anlaşmazlıklar, bu Bölümün V nci Kesiminde öngörülen Hakemlik Karma Mahkemesine sunulacaktır. 

 MADDE 66.

 64 nci Maddenin 1 nci ve 2 nci fıkralarindaki hükümleri yürürlüğe koymak için, Bağıtlı Yüksek Taraflar, en hizli bir yönetim süreci uygulayarak, maliklerin rızası olmaksızın konmus olabilecek her türlü yükümlerden ya da yararlanma haklarından arınmış olarak, maliklere, Mallarıni, haklarını ve çıkarlarını geri verdireceklerdir. Malları, hakları ve çıkarları, bu geri verdirmeyi yaptıracak olan Hükümetten dolaylı ya da dolaysız olarak edinmiş olan ve bu geri vermeden zarara uğramış bulunabilecek üçüncü kişilerin zararlarını gidermekle, geri verdirmeyi yaptıran Hükümet yükümlü olacaktır. Bu zarar-giderim konusunda ortaya çikabilecek olan anlaşmazlıklarin çözümünde ortak (genel) hukuk mahkemeleri yetkili olacaklardir. 

Bütün öteki durumlarda, zarar-giderimde bulunmalari gerekenlere karşı, zarara uğramış üçüncü kişilerin dava açma hakları olacaktır. 

Bu amaçla, Bağıtlı Yüksek Taraflarca, düşman mallarına, haklarına ve çakarlarina ilişkin olarak alınmış bütün kullanim (geçirim) işlemleri ya da başka olaganüstü savaş tedbirleri - henüz tamamlanmamış bir tasfiye söz konusu ise- derhal kaldirilacak ve durdurulacaktir. İştemde bulunan maliklerin Malları, hakları ve çıkarları-bunların sahipleri belli olur olmaz- derhal geri verilerek, bu işlemler yerine getirilecektir. 

Geri verilmesi 65 nci Maddede öngörülen mallar, haklar ve çıkarlar, İşbu Andasmanin imzasi tarihinde Bağıtlı Yüksek Taraflardan birinin yetkili makamlarınca tasfiye edilmiş bulunursa, bu Bağıtlı Taraf, tasfiye tutarını, Malların, hakların ve çıkarların maliklerine ödeyerek, geri verme yükümünden aklanmış [kurtulmus, ibra edilmiş] olacaktır. Malikin basvurmasi üzerine, Hakemlik Karma Mahkemesi, tasfiyenin haklı bir değeri tutturacak kosullar altında yapılmamış oldugu kanişında bulunursa, bu Mahkeme, taraflar anlasamazlarsa, tasfiyeden elde edilen geliri, hakgözetirlige uygun görecegi ölçüde arttırabilecektir. Söz konusu mallar, haklar ve çıkarlar, malikleriyle yapılmış anlasmadan ya da yukarıda öngörülen Hakemlik Karma Mahkemesinin kararından sonra iki ay içinde ödeme yapılmamışsa, geri verilecektir. 

MADDE 67.

 Bir yandan YUNANİSTAN, Romanya, Sırp-Hırvat-Sloven Devleti ve öte yandan Türkiye, Türkiye ülkesinde ve Karşılıklı olarak, YUNANİSTAN, Romanya ve Sırp Hırvat-Sloven Devleti ülkelerinde, ordularinca ya da yönetim makamlarınca elkonmus, haczedilmiş ve geçici olarak elkonulmus olup da simdi de bu ülkede bulunan her türlü taşınır Malların kendi ülkelerinde aranmasini ve bulunanlarin geri verilmesini, gerek uygun düsen yönetim tedbirleri alarak, gerekse bunlara ilişkin bütün belgeleri teslim ederek, kolaylastiracaktır. 

Bu araştırma ve geri verme, Almanya, Avusturya-Macaristan ve Bulgaristan ordularinca makamlarınca, YUNANİSTAN, Romanya ve Sırp-Hırvat-Sloven Devleti ülkesinde haczedilmiş ya da geçici olarak elkonulmus ve Türkiye'ye ya da Türk uyruklarına geçirilmiş mallarla, YUNANİSTAN, Romanya ve Sırp-Hırvat-Sloven Devleti ordularinca Türk ülkesinde elkonularak ya da haczedilerek YUNANİSTAN'a, Romanya'ya ya da Sırp-Hırvat- Sloven Devletine ya da bunların uyruklarına geçirilmiş mallar için de uygulanacaktır. 

Bu araştırmalara ve geri vermelere ilişkin işlemler [dilekçeler], İşbu Andlaşmanın yürürlüğe giriş tarihinden baslayarak altı aylık bir süre içinde sunulacaktır. 

MADDE 68.

Türkiye'de Yunan ordusunca işgal olunan bölgelerde, bir yandan Yunan makamlari ve yönetimleri ile öte yandan Türk uyrukları arasında yapılmış sözlesmelerden dogan borçlar, bu sözlesmelerde öngörülen şartlar içinde, Yunan Hükümetince ödenecektir. 

MADDE 69.

1922–1923 mali yilindan önceki mali yıllar için, Müttefiklerin uyruklarından ya da bunların Mallarından, Müttefik uyruklarının ve mallarının 1 Ağustos 1914'de yararlandiklari statü uyarınca baglı kılınmamış bulunduklari hiç bir vergi resim ya da ek-resim (vergi) alınmayacaktır. 

1922–1923 mali yilindan önceki mali yıllar için, 15 Mayıs 1923'den sonra para alınmış bulunuyorsa, İşbu Andlaşma yürürlüğe girer girmez, bu paralar hak sahiplerine geri verilecektir. 

15 Mayıs 1923 den önce alınmış paralar için hiç bir basvurmada bulunulamayacaktır. 

MADDE 70.

 65 nci, 66 nci ve 69 ncu Maddelere dayandırılacak işlemlerin, İşbu Andlaşmanın yürürlüğe konulusundan baslayarak yetkili makamlara altı ay içinde ve anlasmaya varılamazsa, Hakemlik Karma Mahkemesine onsekiz aylık bir süre içinde sunulmus olmaları gerekmektedir. 

MADDE 71.

 Ingiliz İmparatorluğu, Fransa, Italya, Romanya ve Sırp-Hırvat-Sloven Devleti ya da bunların uyrukları, kendi Malları, hakları ve çıkarlarına ilişkin olarak, 19 Ekim 1914 tarihinden önce Osmanlı Hükümetine işlemlerde bulunmus ya da dava açmiş olduklarindan, İşbu Kesimin hükümleri, sözü geçen işlemleri ya da davaları hiç bir zaman etkileyemecektir. Ingiliz İmparatorluğu, Fransa, Italya, Romanya ve Sırp-Hırvat-Sloven Hükümetlerine Osmanlı Hükümetince ya da Osmanlı uyruklarınca sunulmus işlemlere ya da açilmiş davalara da ayni işlem uygulanacaktır. Bu işlemler ya da davalar, Türk Hükümetiyle İşbu Maddede belirtilen öteki Hükümetlere karşı, Kapitülasyonlara son verilmiş oldugu göz önünde tutularak, kovusturulacaktir. 

MADDE 72.

İşbu Andlaşma uyarınca Türk kalan topraklarda, Almanya'ya, Avusturya'ya, Macaristan'a ve Bulgaristan'a ya da bunların uyruklarına ait olup da, İşbu Andlaşmanın yürürlüğe girişinden önce Müttefik Hükümetlerce elkonulmus ya da işgal edilmiş olan mallar, haklar ve çıkarlar, [Müttefik] Hükümetlerle Almanya, Avusturya, Macaristan ve Bulgaristan Hükümetleri ya da ilgili uyrukları arasında anlasmalarin (düzenlemelerin) yapılmasına kadar, Müttefik Hükümetlerin elinde kalacaktir. Bu mallar, haklar ve çıkarlar tasfiye edilmişlerse, yapılmış tasfiyelerin geçerli oldugu dogrulanmiştir. 

İşbu Andlaşma uyarınca Türkiye'den ayrılan topraklarda, Almanya'ya, Avusturya'ya, Macaristan'a ve Bulgaristan'a ya da bunların uyruklarına ait Malları, hakları ve çıkarları, söz konusu ülkelerde yetkilerini [otoritelerini] kullanan Hükümetler, İşbu Andlaşmanın yürürlüğe konulusundan baslayarak altı ay içinde, tasfiye edilebileceklerdir. 

Daha önce yapılmış ya da yapılmamış olsun, tasfiyelerden elde edilen para, tsafiye edilmiş mallar Almanya, Avusturya, Macaristan ya da Bulgaristan Devletlerinin mülkiyetinde ise, ilgili devletle yapılmış Barış Andlaşmasının kurmus oldugu Onarımlar Komisyonuna [Tamirat Komisyonuna, La Commişsion des RYparations] ödenecektir. Tasfiye edilen mallar özel kişilerin ise, tasfiyeden elde edilen para, doğrudan doğruya Malların sahiplerine ödenecektir. 

İşbu Maddenin hükümleri, Osmanlı anonim ortaklarina [sirketlerine] uygulanmayacaktır. Türk Hükümeti, İşbu Maddede öngörülen tedbirlerden hiç bir biçimde sorumlu olmayacaktır.

MADDE 73.

 82 nci Maddede tanimlandigi biçimde, sonradan düşman durumuna girmiş bulunan taraflar arasında ve bu Maddede belirtilmiş tarihten önce yapılmış, aşağıdaki kategorilere giren sözlesmeler (contrats), bu sözlesmelerin kapsadığı hükümlerle İşbu Andlaşmanın hükümleri saklı tutulmak şartıyla, yürürlükte kalacaklardır: 

Teslim işlemi 82 nci Maddenin hükümleri uyarınca tarafların düşman durumuna girmelerinden önce gerçekten yapılmış bulunan, taşınmaz malların satışına ilişkin sözlesmeler 

- asıl satış işlemi usulüne uygun olarak gerçeklestirilmiş olmasa bile; 

Özel kişiler arasında yapılmış kiralama, kiraya verme sözlesmeleriyle, kira vaadi sözlesmeleri; 

Madenlerin, ormanlarin ve tarim topraklarinin işletilmesine ilişkin olarak, özel kişiler arasında yapılmış sözlesmeler; 

Ipotek, teminat ve emanet konusunda sözlesmeler; 

Ortaklıkların kurulmasına ilişkin sözlesmeler; bu hüküm, yönetildikleri kanun uyarınca, ortaklarin kişiliginden ayri bir kişilik olusturmayan kollektif ortaklıklara (partnerships) uygulanmaz; 

Özel kişiler le ya da ortaklıklarla, Devlet, vilâyetler, belediyeler ya da bunlara benzer yönetim tüzel kişileri arasında, herhangi bir konuda, yapılmış sözlesmeler; 

Aile durumuna [statüsüne] ilişkin sözlesmeler; 

Her çeşit bağışlara, [hibe ve teberrulara, à des donations ou à des libYralitYs] ilişkin sözlesmeler. 

İşbu Madde, sözlesmelerle, yapıldıkları sıradaki değerlerinden başka bir değer verdiğine amacıyla öne sürülemeyecektir. 

İşbu Madde, ayrıcalık [imtiyaz] sözlesmelerine uygulanmayacaktır.

MADDE 74.

 Sigorta sözlesmelerine, İşbu Kesimin Ek'inde öngörülen hükümler uygulanacaktır. 

MADDE 75.

 73 ncü ve 64 ncü Maddelerde sayılan sözlesmelerle, ayrıcalık [imtiyaz] sözlesmeleri dışında, sonradan düşman durumuna girmiş kimseler arasında, tarafların düşman durumuna girmeleri tarihinden önce yapılmış olan sözlesmeler, bu tarihten baslayarak sona erdirilmiş sayılacaktır. Bununla birlikte, sözlesmenin taraflarından her biri, gerekirse, öteki tarafa, sözlesmenin yapildigi tarihte yürürlükte tutulması iştenilen andaki kosullar arasındaki farkı karşılayacak bir zarar -giderim [tazminat] ödenmesi şartıyla, İşbu Andlaşmanın yürürlüğe girişinden baslayarak üç aylık bir sürenin geçişine kadar, öteki taraftan, bu sözlesmenin uygulanmasını isteyebilecektir. Bu zarar-giderim, taraflar kendi aralarinda anlasamazlarsa, Hakemlik Karma Mahkemesince saptanacaktır. 

MADDE 76.

İşbu Andlaşmanın yürürlüğe girişinden önce, 73 ncü Maddeden 75 nci Maddeye kadar olan Maddelerde belirtilen sözlesmelerde, ödemede kullanacak para ya da kambiyo değeri konusundaki sözlesmeleri de kapsamak üzere, özellikle bu sözlesmelerin sona erdirilmesine, yürürlükte tutulmasına, uygulama şartlarına ya da bu sözlesmelerde yapılacak değişikliklere ilişkin olarak, taraflar arasında yapılmış bütün işlemlerin geçerli olduğu doğrulanir.  

MADDE 77.

30 Ekim 1918 tarihinden sonra, Müttefik uyruklarıyla Türk uyrukları arasında yapılmış sözlesmeler geçerli kalmaktadırlar; bunlara genel (ortak) hukuk kuralları uygulanir. 

30 Ekim 1918 tarihinden sonra, 16 Mart 1920 tarihine kadar İstanbul Hükümetiyle usulüne uygun olarak yapılmış sözlesmeler de geçerli kalmaktadirlar; bunlara genel (ortak) hukuk kurallari uygulanir. 

16 Mayıs 1920 den sonra İstanbul Hükümetiyle usulüne uygun olarak yapılmış bulunan ve bu Hükümetin etkin yetkili [otoritesi] altındaki topraklara ilişkin bütün sözlesmeler ve anlasmalar, İşbu Andlaşmanın yürürlüğe girişinden baslayarak üç aylık bir süre içinde ilgililerin iştemesi üzerine, Türkiye Büyük Millet Meclisinin uygun buluşuna sunulacaktır. Bu sözleşmeler uyarınca yapılmış bulunan ödemeler, İşbu ödemelerde bulunmus olan tarafın hesabına, gereği gibi, alacak yazılacaktır. 

Bu sözlesmeler uygun bulunmazlarsa, ilgili tarafın, gerekiyorsa, doğrudan doğruya ve gerçekten ugranılmış zararı karşılayacak bir zarar-giderime [tazminata] hakkı olacaktır; dostça bir anlasmaya varılamazsa, bu zarar-giderim Hakemlik Karma Mahkemesince saptanacaktır. İşbu Maddenin hükümleri, ayrıcalık [imtiyaz] sözlesmelerine, ayrıcalık geçirimlerine ve kamu hizmeti ayrıcalığına ilişkin işletme sözlesmelerine uygulanmayacaktır. 

MADDE 78.

 Sonradan düşman olmus taraflar arasında, ayrıcalık [imtiyaz] sözlesmeleri dışındaki sözlesmelere ilişkin olarak ortaya çıkmış bulunan ya da, aşağıda gösterilen altı aylık sürenin bitiminden önce ortaya çıkabilecek olan her türlü anlaşmazlıklar, Hakemlik Karma Mahkemesince çözümlenecektir; bununla birlikte, tarafsiz Devletlerin kanunlari uyarınca bu Devletlerin ulusal mahkemelerinin yargı yetkisi içinde bulunabilecek olan anlaşmazlıklar, bu kuralın dışında kalmaktadır. Bu durumda, bu çeşit anlaşmazlıklar, Hakemlik Karma Mahkemesince değil, fakat bu ulusal mahkemelerce çözümlenecektir. Bu Madde uyarınca Hakemlik Karma Mahkemesinin yetki alanina giren anlaşmazlıklara ilişkin şikayetlerin, bu mahkemenin kurulus tarihinden baslayarak altı aylık bir süre içinde bu mahkemeye sunulmalari gerekecektir. 

Bu sürenin sona erişinde, Hakemlik Karma Mahkemesine sunulmamiş olacak anlaşmazlıklar, genel (ortak) hukuk hükümleri uyarınca yetkili olan mahkemelerce çözüme bağlanacaktır. 

İşbu Maddenin hükümleri, savaş boyunca ayni ülkede oturmus ve hem kendileri hem de Malları bakımından diledikleri gibi davranmiş olan bütün taraflar arasından yapılmış görüsmelerde, tarafların düşman olduklari tarihten önce yetkili bir mahkemece hükme baglanmiş anlaşmazlıklara uygulanamaz. 

MADDE 79.

Bağıtlı Yüksek Tarafların ülkesinde, düşmanlar arasındaki ilişkilerde, süre aşımına, kanunda öngörülen sürelere uyulmaması yüzünden dava açma hakkının sınırlanmasina ya da yitirilmesine ilişkin bütün süreler, ister savaşın baslangıcından ister önce, ister sonra işlemeğe baslamiş bulunsun, 29 Ekim 1914 tarihinden baslayarak İşbu Andlaşmanın yürürlüğe girişinden sonra üç ayın geçişine kadar ertelenmiş sayılacaktır. 

Bu hüküm, özellikle, faiz ve kazanç [temettü] kuponlarınin sunulmasi sürelerine ve adçekme ile ya da başka herhangi bir nedenle ödenmesi gerekli her türlü bonolarin sürelerine uygulanacaktır. 

Yukarıda belirtilen süreler, Romanya bakımından, 27 Ağustos 1916 tarihinden baslayarak kesilmiş sayılacaktır. 

 MADDE 80.

Düşmanlar arasındaki ilişkilerde, savaştan önce yapılmış olan hiç bir ticaret senedi, salt kabul ya da ödeme için gerekli olan süre içinde sunulmamış olması, ya da ödenmemiş bulunması yüzünden, ya da savaş sırasında çekicilerle [kesidecilerle, tireurs] yükleneceklere [cirantalara, endosseurs] kabul etmeme ya da ödememe bildirişinde bulunulmaması nedeniyle, ya da protestoda bulunulmamiş olmasindan veya başka herhangi bir işlemi yerine getirmemiş olması yüzünden, geçersiz sayılmayacaktır. 

Bir ticaret senedinin kabulü ya da ödenmesi için sunulması gerekli olan süre, ya da kabul edilmeme ve ödememenin çekicilerle [kesidecilerce] yükleneceklere [cirantalar] bildirilmesi gerekli süre, ya da senedin protesto edilmesi için gerekli olan süre, savaş içinde geçmişse ve senedi sunması, protesto etmesi ya da kabul edilmedigini, ya da ödenmedigini bildirmesi gereken taraf, savaş sırasında böyle bir davranişta bulunmamişsa, senedin sunulmasi, kabul edilmediginin ya da ödemediginin bildirilmesi ya da protesto düzenlenmesi için, kendışıne, İşbu Andlaşmanın yürürlüğe girişinden baslayarak, üç aylık bir süre tanınacaktır. 

MADDE 81.

Ödenmesi gerekli olmus borçlarin güvencesi olarak savaştan önce kabul edilmiş ipotekli bir taşınmaz malın ya da bir sağlancanin [rehnin] paraya çevrilmesi için savaş sırasında yapılmış olan satışlar, malikine haber verilmesi için gerekli bütün işlemler yapılmamış olsa bile -söz konusu borçlunun, her türlü zarar ve ziyanlar konusunda hesaplasmak üzere, alacaklıyı Hakemlik Karma Mahkemesine çağırmasi hakkı açıkça saklı tutulmak şartıyla- geçerli sayılacaktır. 

Mahkeme, taraflar arasındaki hesaplari tasfiye etmekle, saglanca ya da güvence olarak verilen malin satılış şartlarını incelemekle ve alacaklı kötü niyetle davranmışsa ya da sağlancayı satmaktan kaçınmak için ya da bu satışın gerçek fiyatiyla yapılmasını sağlamak bakımından elinden gelebilecek her yola basvurmamiş ise, borçlunun satış yüzünden uğramış olabilecegi zararı onarma zorunluluğuyla alacaklıyı yükümlü tutmakla görevli olacaktır. 

İşbu hüküm, yalniz düşmanlar arasında uygulanabilecek ve yukarıda öngörülen işlemlerden 1 Mayıs 1923 tarihinden sonra yapılmış olanlara uygulanmayacaktır. 

 MADDE 82.

 İşbu Kesimdeki hükümler uyarınca, bir sözlesmeye taraf bulunan kişiler, aralarinda ticaret ilişkilerinin olaylar yüzünden gerçekten imkânsız oldugu, ya da bu taraflardan birinin bağlı oldugu kanunlar, kararnameler ya da tüzükler (yönetmelikler) yüzünden yasaklanmış ya da hukuka aykırı sayılmış bulundugu tarihten baslayarak, düşman sayilacaklardir. 

Bununla birlikte, 73 ncü Maddeden 75 nci Maddeye kadar olan Maddelerle, 79 ncu ve 80 nci Maddelerde öngörülen hükümler, (ortaklıkları da kapsamak üzere) düşman kişiler ya da onlarin    temsilcileri    arasında,     Bağıtlı     Yüksek     Taraflardan     birinin     ülkesinde yapı lmış sözlesmelere -bu ülke, bagıtlanan taraflardan biri için düşman ülkesi idiyse ve bu ülkede hem kendışı hem de malları bakımından diledigi gibi davranabilmişse- uygulanmayacaktır; bu sözlesmelere genel (ortak) hukuk kurallari uygulanacaktır. 

MADDE 83.

İşbu Kesimin hükümleri, Japonya ile Türkiye arasında uygulanmayacak ve bu hükümlere konu olan sorunlar, bu iki ülkeden her birinde, yerel [ulusal] kanunlari uyarınca çözüme bağlanacaktır.  

EK 

  • Hayat Sigortası

1.

Bir sigortacı ile sonradan düşman olan bir kimse arasında yapılmış hayat sigortası sözlesmeleri, savaşın başlaması ya da bu kimsenin düşman durumuna girmesi yüzünden sona erdirilmiş sayılmayacaktır. Bir önceki fıkra uyarınca sona erdirilmiş sayılmayan bir sözlesme geregince, savaş sırasında ödenmesi gerekli olmus sigorta altında bulunan bir para tutarının, savaştan sonra, ödenmesi iştenebilecektir. Bu para tutarına, ödenmesi gerekli oldugu tarihten ödeme gününe kadar, Yıllık %5 faiz eklenecektir. 

Sigorta ücretlerinin [primlerinin] savaş sırasında ödenmemesi, ya da sözlesme hükümlerinin yerine getirilmemesi yüzünden, bir sözlesme geçersiz duruma düsmüsse, sigortalının ya da vekillerinin ya da hak sahiplerinin, İşbu Andlaşmanın yürürlüğe girişinden başlayarak oniki aylık bir süre içinde her an, sigorta senedinin [poliçesinin] geçersiz ya da sona erdirilmiş sayildigi günkü değerini, Yıllık % 5 faizlerin de eklenmesiyle, sigortacıdan iştemeğe hakları olacaktır. 

Hayat sigortası sözlesmeleleri 29 Ekim 1914 tarihinden önce imzalanmış olup da, bu sözlesmelerin hükümleri geregince primlerin ödenmemiş bulunması yüzünden sözlesmeleri sona erdirilmiş ya da değeri indirilmiş bulunan Türk uyruklarının, İşbu Andlaşmanın yürürlüğe giriş tarihinden baslayarak üç aylık bir süre içinde ve bu sırada yaşıyorlarsa, sigorta edilmiş para tutarının tümü için, sigorta senetlerini [poliçelerini] yeniden düzenlemege hakları olacaktır. Bunun için, Sigorta Ortaklığınin [Kumpanyasinin] doktorunca Ortaklığın yeterli sayacagi bir sağlık denetiminden geçirildikten sonra, birikmiş primleri % 5 bilesik faiziyle ödeyeceklerdir. 

2.

Şimdi Müttefik devletlerden birinin uyrukluğunda bulunan ortaklıklarla Türk uyrukları arasında, 29 Ekim 1914 tarihinden önce yapılmış olup da, primleri 18 Kasım 1915 tarihinden önce ve sonra, ya da yalniz bu tarihten önce, Türk Lirasından başka bir para ile ödenmiş bulunan hayat sigortası sözlesmelerinin, aşağıdaki gibi uygulanmasi kararlaştırılmış: (1) 18 Kasım 1915 tarihinden önceki dönem için sigorta edilen kimsenin hakları, sigorta senedindeki [poliçesindeki] genel şartlar uyarınca, sözlesmede öngörülen para ile ve bu paranın, onu çikaran ülkedeki değerine göre düzenlenecektir (örnegin, Frank, altın Frank, ya da Kâğıt para Frank olarak belirtilmiş tutarlar, Fransız Frangı olarak dönecektir); (2) 18 Kasım 1915 tarihinden sonraki dönem için, Kâğıt para Türk Lirası ile ve Türk Lirasının değeri savaş öncesi değerine eşit sayılarak ödenecektir. 

Sözlesmeleri Türk parasından başka bir para üzerinden yapılmış olan Türk uyrukları, primlerini, 18 Kasım 1915 tarihinden bu yana, sözlesmelerde öngörülen para ile ödemiş oldukarini işpat ederlerse, bu sözlesmeler de, 18 Kasım 1915 tarihinden sonraki dönem için bile, bu para ile ve bu paranın, onu çikaran ülkedeki değeri üzerinden düzenlenecektir. 

Şimdi Müttefik devletlerden birinin uyrukluğunda bulunan ortaklıklarla, 29 Ekim 1914 tarihinden önce Türk parasından başka bir para üzerinden sözlesme yapmiş bulunan Türk uyruklarının sözlesmeleri, primlerinin ödenmiş olmasi yüzünden bugün de yürürlükteyse, bu Türk uyruklarının, İşbu Andlaşmanın yürürlüğe girişinden başlayarak üç aylık bir süre içinde, söz konusu para ile ve bu paranın, onu çikaran ülkedeki değeri üzerinden, anapara tutarının tümü için sigorta senetlerini [poliçelerini] yenileme hakları olacaktır. Bunun için, 18 Kasım 1915 tarihinden bu yana, süreleri gelmiş olan primleri bu para ile ödemeleri gerekmektedir. Buna karşılık, söz konusu Türk uyruklarının, belirtilen tarihten bu yana Kâğıt para Türk Lirasıyla ödemiş olduklari primler, onlara, ayni çeşit parayla geri verilecektir.

 3. 

Türk Lirası olarak yapılmış sigorta sözlesmeleri, Kâğıt para Türk Lirası olarak hesaplanarak ödenecektir. 

4. 

Sigorta ortaklığı ile özel bir sözlesme yaparak, sigorta senetlerinin [poliçelerinin] değerini ve primlerin nasıl ödenecegini daha önce düzenlemiş bulunan sigortalilarla, işbu Andlaşmanın yürürlüğe giriş tarihinde sigorta senetlerini kesin olarak ödemiş olan sigortalilara 2 nci ve 3 ncü pragraflarin hükümleri uygulanacaktır. 

5. 

Yukarıdaki parağrafın uygulanmasi bakımından, hayat sigortası sözlesmesi sayilacak sözlesmeler, tarafların karşılıklı yükümlerini hesaplamak için, insan yasantişinin olasıliklarina dayanan ve bunların faiz tutarlari eklenerek hesaplanan sigorta sözlesmeleridir.

  • Deniz Sigortaları 

6. 

Tarafların düşman olmalarindan önce, tehlike [rişk, rişque] dogmus bulunmaktaysa ve sigortalinin, uyruğu bulundugu Devletçe ya da bu Devletin müttefiklerince girişilmiş savaş eylemlerinden dogan zararlari karşılamak söz konusu olmamak şartıyla, deniz sigortalari sözlesmeleri, bu sözlesmelerdeki hükümler saklı kalmak üzere, sona erdirilmiş sayilmayacaklardır. 

  • Yangın Sigortaları ve Öteki Sigortalar

7.

 Bir önceki paragrafta belirtilen çekince [ihtirazı kayit] yürürlükte kalmak üzere, yangina karşı sigortalarla bütün öteki sigortalara ilişkin sözlesmeler sona ermiş sayilmayacaklardır. 

MADDE 84.

Bağıtlı Yüksek Taraflar, savaştan önce yapılmış sözlesmeler uyarınca, savaştan önce ya da savaş sırasında ödenmesi gereken ve savaş yüzünden ödenmemiş kalan borçlarin, sözlesmelerde öngörülen şartlar içinde, üzerinde anlaşılmış para ile ve o paranın çıkartıldığı ülkedeki değeri üzerinden ödenmesi gerekeceginde görüs birliğine varmışlardır. 

İşbu Bölümün II nci Kesimi Ek'indeki hükümlere halel gelmemek şartıyla, şurası kararlaştırılmıştır ki, savaştan önceki bir sözlesme uyarınca yapılması gereken ödemelerin savaş sırasında, söz konusu sözlesmede gösterilen paradan başka bir para ile tüm olarak ya da yalniz bir parçasi alınmış bir para tutarının karşıligi olmalari durumunda, bu ödemeler, gerçekte alınmış olan para tutarlari için hangi cins para ile yapılmış ise, ayni cins para ile yapilabilecektir. Bu hüküm, işbu Andlaşmanın yürürlüğe konulmasindan önce, ilgili taraflar arasında dostça bir anlaşma ile yapılmış buna aykırı hükümlere halel getirmeyecektir. 

 MADDE 85.

 Osmanlı Devlet Borcu [Dünyun-u Umumiye-i Osmaniye], görüs birligi içinde, işbu Bölümün (Ekonomik hükümler) bu kesimiyle öteki kesimlerinin dışında bırakılmıştır. 

MADDE 86.

 İşbu Andlaşmanın hükümleri saklı kalmak üzere, endüstri, edebiyat ya da sanat yapıtları mülkiyetine ilişkin haklar, Bağıtlı Devletlerden her birini yasalari uyarınca 1 Ağustos 1914 tarihindeki durumlariyla, Bağıtlı Yüksek Tarafların ülkelerinde, işbu Andlaşmanın yürürlüğe giriş tarihinden baslayarak, bu haklardan savaş durumunun basladigi anda yararlanmakta olan kimseler ya da bunların hak sahipleri yararına yeniden taninacak ya da geçerli sayılacaktır. Bunun gibi, savaş çıkmamış olsaydı, endüstri mülkiyetinin ya da bir edebiyat veya sanat yapitinin yayınlanmasıni korumak için, yasalar uyarınca yapılmış bir iştem sonucu olarak, savaş süresince edinilebilecek haklar da, işbu Andlaşmanın yürürlüğe giriş tarihinden baslayarak, hak sahibi durumunda olan kimseler yararına yeniden kabul edecek ya da yeniden geçerli sayılacaktır. 

Yukarıdaki hüküm uyarınca, sahiplerine yeniden tanınması gerekecek haklara halel gelmemek şartıyla, savaş sırasında Müttefik Devletlerden birinin yasama, yürütme ya da yönetim makamlarindan birince, Osmanlı uyruklarının endüstri, edebiyat ya da sanat yapıtları mülkiyeti haklarına ilişkin olarak, alınmış olabilecek özel tedbirler, yapılmış kamusal işlemler (lişans vermeyi de kapsamak üzere), yürürlükte kalacak ve hukuk açısından tam geçerli sayilacaklardir. Bu hüküm, herhangi bir Müttefik Devlet uyruklarının haklarına ilişkin olarak Türk makamlarınca alınmış olabilecek tedbirler için de, ayrintilarda gerekli değişikliklerle (mutatiş mutandiş) uygulanacaktır. 

MADDE 87.

 1 Ağustos 1914 tarihine kadar edinilmiş bulunan, ya da savaş çıkmamış olsaydı, savaştan önce ya da savaş süresi içinde yapılmış bir iştem ile o tarihten bu yana edinilebilecek olan endüstri mülkiyetine ilişkin hakların saklı tutulması ya da iade edilebilmeleri veya bu konuda bir itirazda bulunabilmeleri amacıyla, Bağıtlı Devletlerden her birinin ülkesinde Türk uyruklarına, ek vergi ya da her hangi bir ceza olmaksızın, gerekli bütün işlemleri yapmak, her türlü usul gereklerini yerine getirmek, her çeşit vergi ödemek ve genel olarak her Devletin kanunlarında ve tüzüklerinde [yönetmeliklerinde] öngörülen her türlü yükümü yerine getirmek için, işbu Andlaşmanın yürürlüğe giriş tarihinden başlayarak, en az bir yıllık bir süre tanınacaktır. 

Herhangi bir işlemin yapilmamasindan, bir formalitenin yerine getirilmemesinden, ya da bir harcin ödenmemiş olmasi yüzünden, endüstri mülkiyetine ilişkin olarak, yitirilmiş sayılan haklar yeniden geçerli kabul edilecektir; bulus belgeleri [ihtira beratlari, brevets] ile desenler [dessins] konularnida, bunların, geçersiz sayildiklari süre içinde işletmiş ya da kullanmiş olan üçüncü kişilerin haklarını korumak için, her Devletin hak gözetirlik bakımından gerekli sayacagi tedbirleri alabilmek hakkı saklıdır. 

Bir bulus belgesinin [ihtira beratinin] işletmeye konulmasi, ya da fabrika ve ticaret markalarının, ya da desenlerin kullanilmasi için taninan süre bakımından, 1 Ağustos 1914 tarihi ile işbu Andlaşmanın yürürlüğe giriş tarihi arasındaki dönem hesaba katılmayacaktır; bundan başka, 1 Ağustos 1914 tarihinde geçerli bulunmakta olan hiç bir buluş belgesinin, fabrika ya da ticaret markasının veya desenin, işbu Andlaşmanın yürürlüğe girişinden başlayarak iki yıllık bir süre geçmedikçe, salt işletmeye konulmamış ya da kullanilmamış olmasi nedeniyle, geçerli olmaktan çıkmış ya da hükümsüz sayılmayacağı da kararlaştırılmıştır. 

MADDE 88.

Bir yandan Türk uyrukları ve Türkiye'de oturmakta olan ya da Türkiye'de bir iş tutmuş kimselerle, öte yandan Müttefik Devletler uyrukları ya da Müttefiklerin ülkesinde oturan ya da bu ülkede bir iş tutmus kimselerce, ya da bu kimselerin savaş sırasında haklarını kendilerinden yana bırakmış olabilecekleri üçüncü kişilerce, savaş durumunun başlama tarihi ile işbu Andlaşmanın yürürlüğe konulus tarihi arasında geçen süre içinde, öteki tarafın ülkesinde meydana gelmiş olabilecek ve savaş süresinin herhangi bir anında varolmus ya da 86 nci Madde uyarınca yeniden taninacak endüstri, edebiyat ya da sanat yapıtları mülkiyeti haklarını bozmus gibi sayilacak olaylar yüzünden hiç bir dava açilamayacak, hiç bir iştemde bulunulamayacaktır. 

Yukarıda sözü edilen olaylar arasında, Bağıtlı Yüksek Tarafllarin Hükümetleri ya da onlarin hesabina, ya da onlarin rızasıyla, herhangi bir kimsece, endüstri, edebiyat ya da sanat yapıtları mülkiyeti haklarının kullanilmasi bulundugu gibi, bu hakların uygulanacagi her türlü ürünlerin, araç ve gereçlerin,  ya da her türlü nesnelerin kullanilmasi, satışı ya da satışa çıkartılması da bulunmaktadır. 

 MADDE 89.

Bir yandan Müttefik Devletler uyrukları ya da bu Devletlerin ülkelerinde oturan ya da orada bir iş tutmuş olan kimlerle, öte yandan Osmanlı uyrukları arasında, savaş durumundan önce yapılmış olan işletme lisansları ya da edebiyat veya sanat yapıtlarının çoğaltılması konularındaki sözlesmeler, Türkiye ile Müttefik bir Devlet arasında savaş durumunun başlaması tarihinden sona ermiş sayılacaktır. 

Ancak, her konuyla ilgili olarak, daha önceleri bu çeşit bir sözlesmeden yararlanmakta olan kimsenin, işbu Andlaşmanın yürürlüğe giriş tarihinden baslayarak altı ay içinde, hak sahibinden yeni bir lişans ayricaligi iştemege hakkı olacak ve bunun şartları, taraflar arasında anlasma olmazsa, bu Bölümün V nci Kesimiyle öngörülen Hakemlik Karma Mahkemesince saptanacaktir. Mahkeme, gerekirse, savar süresince hakların kullanılmış olmasi yüzünden, ödenmesini adalete uygun görecegi parayı da saptayabilecektir. 

MADDE 90.

İşbu Andlaşma uyarınca Türkiye'den ayrılmış bulunan ülkelerde oturanlar -bu ayrilma ve bunun doğurdugu uyruklar değişikligi göz önünde tutulmaksızın- Osmanlı yasalarına göre, bu ülke geçirimi [transferi] anında sahip olduklari endüstri, edebiyat ve sanat yapıtları mülkiyetine ilişkin haklardan, Türkiye'de tam ve eksiksiz olarak yararlanmaya devam edeceklerdir. 

İşbu Andlaşma uyarınca Türkiye'den ayrılmış ülkelerde, bu ayrilma aninda geçerli olan ya da 86 nci Madde uyarınca yeniden taninacak ya da geçerli sayilacak olan endüstri, edebiyat ve sanat yapıtları mülkiyetine ilişkin haklar, söz konusu ülkenin geçeceği Devletlerce taninacak ve Türk [Osmanlı] kanunlari uyarınca kendilerine verilecek süre içinde bu ülkede geçerli olacaklardir.

 MADDE 91.

Osmanlı İmparatorluğu Hükümetinin, 30 Ekim 1918 tarihinden bu yana, İstanbul'da ya da başka yerlerde, unsulüne uygun olarak vermiş oldugu ya da kütüge geçirmiş bulundugu bütün bulus belgeleri [ihtira beratlari] ya da fabrika markalarının başkalarına geçirilmesi ya da bırakılmasına ilişkin işlemler, işbu Andlaşmanın yürürlüğe girişinden baslayarak üç aylık bir süre içinde yapacaklari iştem üzerine, Türk Hükümetine sunulacaktır. Bu kütüğe yazitlanma, ilk yazitlanma tarihinden baslayarak geçerli sayılacaktır.

MADDE 92.

Bir yandan Müttefik Devletlerden her biri ve öte yandan Türkiye arasında, işbu Andlaşmanın yürürlüğe girişinden baslayarak üç aylık bir süre içinde, bir Hakemlik Karma Mahkemesi kurulacaktır. 

Bu Mahkemelerden her biri, ikişi ilgili Hükümetlerden her birince atanmak üzere, üç üyeden olusacaktir; bu Hükümetler birçok kimseyi üye olarak göstermege yetkili olacaklar ve duruma göre, Mahkemede üye olarak bulunacak kimseyi, bunlar arasından seçeceklerdir. Başkan, ilgili iki Hükümet arasında anlasma ile seçilecektir. 

İşbu Andlaşmanın yürürlüğe girişi tarihinden baslayarak iki aylık bir süre içinde bu anlasmaya varilamazsa, söz konusu Başkan, ilgili Hükümetlerden birinin iştemesi üzerine, La Haye Milletlerararasi Daimi Adalet Divani Başkaninca, savaş sırasında tarafsiz kalmiş Devletlerin uyrukları arasından seçilecektir. 

Söz konusu iki aylık süre içinde, ilgili Hükümetlerden biri, kendışıni Mahkemede temsil edecek üyeyi atamamiş olursa, ilgili öteki Hükümetin iştemesi üzerine, Milletler Cemiyeti Meclisi bu üyeyi atamakla görevli olacaktır. 

Mahkeme üyelerinden birinin ölümü ya da görevden çekilmesi halinde, ya da herhangi bir neden yüzünden Mahkeme üyelerinden birişi görevini yapamayacak bir durumda bulunursa, bu üyenin yeri, atanmasinda izlenen yöntem uyarınca doldurulacaktir; öngörülen iki aylık süre, ölümün, görevden çekilmenin ya da görev yapma olanaksızlığının usulüne uygun olarak saptandığı günden baslayarak hesaplanacaktir. 

MADDE 93.

Hakemlik Karma Mahkemişinin toplanma yeri İstanbul'da olacaktır. Davalarin sayişi ve niteligi haklı gösterirse, ilgili Hükümetler, her mahkemede bir ya da birkaç ek Daire kurmaya yetkili olacaklardir. Bu Dairelerden her birinin toplanmasi için, gerekli görülebilecek herhangi bir yer saptanabilecektir. Bu Dairelerden her biri 92 nci Maddenin 2 nci fıkrasından 5 nci fıkrasına kadar olan fıkralarinda öngörüldügü biçimde, bir başkan Yardımcişi ile iki üyeden olusacaktir. 

Her Hükümet, Mahkemede kendışıni temsil ettirmek için, bir ya da birkaç ajan atayacaktir. Bir Hakemlik Karma Mahkemesinin ya da bu Mahkemenin Dairelerinden birinin kurulusundan baslayarak üç yil sonra işbu Mahkeme ya da Daire çalişmasini bilirlememiş bulunursa, bu Mahkemenin ya da Dairenin toplanti yerinin bulundugu ülke Devleti işterse, sözkonusu Hakemlik Karma Mahkemesinin ya da bu Dairenin toplanti yeri bu ülkenin dışına çıkartılacaktır. 

MADDE 94.

92 nci ve 93 ncü Maddeler uyarınca kurulmus Hakemlik Karma Mahkemeleri, işbu Anlasma uyarınca yetkilerine giren anlaşmazlıklar konusunda hüküm vereceklerdir. 

Kararlar oyçokluğuyla alınacaktır. 

Bağıtlı Yüksek Taraflar, Hakemlik Karma Mahkemelerinin kararlarını kesin saydıklarını ve kendi uyruklarına ilişkin olarak bunlara uyulmasini zorunlu kılacaklarını ve Mahkeme kararlari kendilerine bildirilir bildirilmez, hiç bir yürütme karari [tenfiz karari, exequatur] beklemek gerekmeksezin, ülkelerinde bunların uygulanmasini saglayacaklarini kabul ederler. Bağıtlı Yüksek Taraflar, bundan başka, özellikle yargi bildirilerinin iletilmesine ve kanitlarin toplanmasina ilişkin konularda, kendi Mahkemelerinin ve makamlarının, Hakemlik Karma Mahkemelerine, elden gelen her türlü yardımı doğrudan doğruya yapmalarını yükümlenir. 

MADDE 95.

Hakemlik Karma Mahkemeleri adalet, hakgözetirlik ve iyi niyet uyarınca karar vereceklerdir. Her Mahkeme, kendi önünde kullanilacak dili saptayacak, işlerin iyice anlaşılmasını sağlamak için gerekli çevirileri de yaptıracaktır; her Mahkeme, kendi önünde izlenecek usul kurallarini ve sürelerini saptayacaktir. Bu kurallarin aşağıdaki ilkelere uygun olmasi gerekecektir: 

Yargılama usulü, tarafların karşılıklı olarak bir layiha (mYmoire) ile bir karşı-layiha (contre-mYmoire) sunulmasini gerektirecektir; bir cevap layihasi (rYpliue) ile bir karşı-cevap (contre-rYplique) sunulabilecektir. Taraflardan biri sözlü açiklamalarda bulunmak işterse, öteki tarafa da böyle davranma olanaginin saglanmasi şartıyla, kendışıne bu yolda izin verilecektir. 

Mahkeme, sorusturma yapılmasını, belgeler sunulmasini, bilirkişiye basvurulmasını buyurmağa, yerinde araştırmalar ve denetlemeler yapmağa, her türlü bilgiler iştemeğe, bütün tanıkları dinlemeğe ve taraflardan yazılı ya da sözü açiklamalarda bulunmalarini istemeğe her bakimdan yetkili olacaktır. 

İşbu Andlaşmadaki aykırı hükümler dışında, Mahkemenin kurulusundan baslayarak altı aylık bir sürenin geçmesinden sonra, her bir iştem kabul olunmayacaktir; meger ki, söz konusu Mahkemece verilmiş ve uzaklik ya da kaçinilmaz zorunluluk (force majeure) gibi bir nedene dayanan kural-dışı [iştişnai] olarak haklı gösterilebilecek özel bir izin ola. 

Bir yil içinde sekiz haftayı asmayacak tatil dönemleri dışında, Mahkeme, davanın çabuk görülmesi için her hafta gerekli sayıda oturum yapmakta görevli olacaktır. 

Davanın Mahkemece görüsülmesine de baslandigi anlamına gelen, durusmanin bitimi tarihinden sonra en çok iki ay içinde, hükümlerin verilmiş olmalari gerecektir. 

Davada sözlü duruşmalar olursa, bunlar açık oturumda yapılacaktir; hüküm, her zaman, açik oturumda bildirilecektir. 

Her Hakemlik Karma Mahkemesinin, işlerin iyi yürütülmesi için gerekli görürse, oturumların yapıldığıi yer dışında bir ya da birkaç oturum yapabilme yetkisi olacaktır. 

MADDE 96. 

İlgili Hükümetler, aralarında anlaşarak, her Mahkeme için, bir Genel Sekreter ile bir ya da birkaç Sekreter atayacaklardır. Genel Sekreter ile Sekreterler Mahkemeye bağlı olacaklardır. Mahkeme, ilgili Hükümetlerin de uygun bulmalarıyla, Yardımları gerekli görülecek bütün görevlileri de atayabileceklerdir. 

Her Mahkemenin Sekreterlik daireleri İstanbul'da olacaktır; ilgili Hükümetler, gerekli görülecek başka yerlerde de Sekreterlik daireleri kurabileceklerdir. Her Mahkeme, kendisine sunulmuş olacak davalara ilişkin arşivleri, belgeleri ve yazışmaları saklayacak ve görevi sona erince, bunları, oturumların yapıldığı ülke Hükümetinin arşivlerine teslim edecektir. Bu arşivler, ilgili Hükümetlerce her zaman açık tutulacaktır.  

MADDE 97.

 Her Hükümet, Hakemlik Karma Mahkemesine atadığı üyenin, her ajanın ve sekreterin ödeneceğini kendisi karşılayacaktır. 

Başkanla Genel Sekreterin ödenekleri, ilgili Hükümetler arasında anlaşmayla saptanacak ve bu ödeneklerle her Mahkemeye ilişkin ortak giderler, ilgili Hükümetlerce yarı yarıya karşılanacaktır. 

MADDE 98 .

İşbu Kesim, Türkiye ile Japonya arasında, işbu Andlaşma uyarınca, Hakemlik Karma Mahkemesinin yetki alanına girebilecek işlere uygulanamayacaktır; bu anlaşmazlıklar, her iki Hükümet arasında varilacak anlasmayla çözüme bağlanacaktır. 

MADDE 99 .

İşbu Andlaşmanın yürürlüğe girmesiyle ve Andlaşmanın başka yerlerindeki hükümlere halel gelmeksizin, aşağıda belirtilen ekonomik ya da teknik nitelikteki çok-taraflı Andlaşmalar, Sözleşmeler ve Anlasmalar, Türkiye ile bunlara taraf olan öteki Devletlerarasında yeniden yürürlüğe gireceklerdir: 

Denizaltı kablolarinin korunmasina ilişkin 14 Mart 1884, 1 Aralık 1886 ve 23 Mart 1887 tarihli Sözlesmelerle, 7 Temmuz 1887 tarihli Kapaniş Protokolü (Protocole de clôture); 

Gümrük tarifelerinin yayınlanmasına ve gümrük tarifelerinin yayınlanması için bir Uluslararası Birlik kurulmasına ilişkin, 5 Temmuz 1890 tarihli Sözlesme; 

Paris'de Kamu Saglığı Uluslararası Kurumu (Office Internationale d'Hygiène Publique) kurulmasına ilişkin, 9 Aralık 1905 tarihli Sözlesme; 

Roma'da bir Uluslararası Tarim Enstitüsü (Institut Internationale Agricole) kurulmasına ilişkin, 7 Haziran 1905 tarihli Sözlesme; 

Escault nehri üzerinde geçiş resmi haklarının satin alinişina ilişkin, 16 Temmuz 1863 tarihli Sözlesme; 

İşbu Andlaşmanın 19 ncu Maddesinde öngörülen özel hükümler saklı kalmak üzere, Süveys Kanalı'nin serbest kullanılmasını güvence altına alacak bir rejim kurulmasına ilişkin, 29 Ekim 1888 Sözlesmesi; 

Madrid'de 30 Kasım 1920 tarihinde imzalananlari da kapsamak üzere, Dünya Posta Birligi'e (Union Postale Universelle) ilişkin Sözlesmeler ve Anlasmalar; 

10/22 Temmuz 1875 tarihinde Saint-Petersbourg'da imzalanan Uluslararası Telgraf Sözlesmesi ile 11 Haziran 1908 de Lizbon'da Uluslararası Telgraf Konferansında kararlaştırılan yönetmelikler ve tarifeler. 

MADDE 100.

 Türkiye, aşağıda belirtilen Sözlesmeler ya da Anlasmalara katılmayı ya da bunları onaylamayı yükümlenir: 

  1. Otomobilllerin Uluslararası dolaşımına ilişkin, 11 Ekim 1909 Sözlesmesi; 
  2. Gümrük uygulanacak vagonlarin kursunlanmasına ilişkin, 15 Mayıs 1886 tarihli Anlasma ve 18 Mayıs 1907 tarihli Protokol; 
  3. Denizde çatmalar, deniz kazalarinda Yardım ve kurtarma konusundaki kurallarin birlestirilmesine ilişkin, 3 Eylül 1910 tarihli Sözlesme; 
  4. Hastane gemilerinin liman resim ve harçlarindan bağışık tutulmalarina ilişkin, 21 Aralık 1904 tarihli Sözlesme; 
  5. Kadin ticaretinin yasaklanip önlenmesine ilişkin, 18 Mayıs 1904, 4 Mayıs 1910 ve 30 Eylül 1921 tarihli Sözlesmeler; 
  6. Açik-saçik [müstehcen] yayinlarin yasaklanip önlenmesine ilişkin, 4 Mayıs 1910 tarihli Sözlesme; 
  7. 54 ncü, 88 nci ve 90 nci Maddelere ilişkin çekinceler [ihtitazi kayitlar] saklı kalmak üzere, 17 Ocak 1912 tarihli Sağlık Sözlesmesi; 
  8. Filoksera (phylloxYra) ya karşı alinacak tedbirlere ilişkin, 3 Kasım 1881 ve 15 Nisan 1889 tarihli Sözlesmeler; 
  9. Afyon konusunda La Haye'de 23 Ocak 1912 tarihinde imzalanmış Sözlesme ve 1914 tarihli ek Protokol; 
  10. Uluslararası Radyo-Telgrafı konusunda, 5 Temmuz 1912 tarihli Sözlesme; 
  11. Afrika'da alkollü maddelere uygulanacak rejim konusunda, Saint-Germain-en-Laye'de, 10 Eylül 1919 da imzalanmış Sözlesme; 
  12. 26 subat 1885 tarihli Berlik Senedi'nin ve 2 Temmuz 1890 tarihli Brüksel Genel Senedi ile Brüksel Bildirişinin yeniden gözden geçirilmesine ilişkin olarak Saint-Germain-en-Laye'de, 10 Eylül 1919 da imzalanmış Sözlesme; 
  13. 1 Mayıs 1920 tarihli Protokol hükümlerinin uygulanmasiyla, Türkiye, cografya açısından durumunun gerekli kildigi degişiklik yapılmasını elde ederse, Hava ulasiminin düzenlenmesi konusunda, 13 Ekim 1919 tarihli Sözlesme; 
  14. Kibrit yapiminda beyaz fosfor kullanılmasının yasaklanmasina ilişkin olarak, Bern'de, 26 Eylül 196 da imzalanmış Sözlesme. Türkiye, bundan başka, Telgrafı ve Radyo-Telgrafı konusunda, Uluslararası yeni Sözlesmelerin hazirlanmasina katilmayi da yükümlenir. 

 

 

 

Kaynak:

SARİŞAKAL BAKİ, Lozan Antlaşması, Ed. Salih SARI, 2009. 

Fotoğraf kaynağı Link

YouTube kanalımızdan size özel videolar

Yorum ekleyin...

Yorum yapa bilmek için GİRİŞ YAP

Ütopiya

Henüz bir yorum yok.

Teşekkür Ediyoruz

Kıymetli aydınlanmış bu yazımızı okuduğunuz için teşekkür ediyoruz.